Diyanet İşleri Başkanlığı | Diyanet Vakfı | Şanlıurfa Valiliği | Gazeteler 20 Mayıs 2012 Pazar, 10:11 | Giriş Sayfası Yap - Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfa
İl Müftümüz
Önceki Müftülerimiz
Camiler ve Din Görevlileri
Haberler
Duyurular
Hutbeler
Basında Müftülüğümüz
İlçe Müftülükleri
Kur'an Kursları
Hac ve Umre
Personel
Etkinlikler
Ziyaretçi Defteri
İletişim

40 Hadis
Aile İrş. & Reh. Bürosu
İlahiler
Kurul Kararları
Kurul Mütalaaları
Dini Sorular
Bunları Biliyor muyuz?
Yazılacak Hutbe Konuları
Yaz Kur'an K.Bil.Gir.Port.
Kur'an Kursları Eğitim Portalı

“O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.”(Kevser Sûresi 2) “Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin.”(Bakara Sûresi 196) “Onlar, “Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice peygamberler açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?””(Âl-i İmrân(*) Sûresi 183) “Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine4, haram aya5, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâ’be’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoydular diye bir takımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”(Mâide Sûresi 2) “(Ey Muhammed!) Onlara, Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.”(Mâide Sûresi 27) “Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye hediye olarak varmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.. ”(Mâide Sûresi 95) “Allah; Ka’be’yi, o saygıdeğer evi, haram ayı23 hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini ve Allah’ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.”(Mâide Sûresi 97) “Gelsinler ki, kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde5 (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.”(Hac Sûresi 28) “Bu böyle. Her kim de Allah’ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından)dır.”(Hac Sûresi 32) “Sizin için onlarda belli bir zamana kadar bir takım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kâbe)’dir.”(Hac Sûresi 33) “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız ona teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!”(Hac Sûresi 34) “Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.”(Hac Sûresi 36) “Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.”(Sâffât Sûresi 107) “Onlar, inkar edenler ve sizi Mescid-i Haram’ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkarcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkar edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık.”(Fetih Sûresi 25) Ramazan ayı size bereketiyle geldi, Allah o ayda sizin elinizi genişletir, bundan dolayı size rahmet indirir, hataları yok eder, o ayda duaları kabul eder. Allah Teâla sizin (Ramazan ayındaki ibâdet ve hayır konusunda) birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Teâla’ya kendinizi gösteriniz.” (MZ4783 Heysemi, III, 344, no: 4783) Allah Resulüne “hangi sadaka üstündür?” diye sorulduğunda: “Ramazan ayında verilen sadakadır” derdi. (T663,Tirmizi, Zekat, 28) “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi yedi kat daha değerlidir.” (B645-Buhari, Ezan, 30; N838 Nesai, İmâmet, 42) Bir topluluğa imam olan kimse sadece kendisi için dua edip de onlara dua etmezlik yapmasın. O takdirde o topluma ihanet etmiş olur.” (D90 Ebu Davud, Taharet, 43) “Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.” (Zümer, 39/18) “Benim sözümü işitip de (başkasına) tebliğ eden adamın yüzünü Allah ağartsın. Çünkü fıkıh (kaynağı olan hadisleri) ezberleyen nice adamlar fıkıhçı değillerdir.Ve fıkıhçı olan nice (hadis) hafızları kendilerinden daha kuvvetli fıkıhçılara (hadisleri) iletebilirler.” (İbn Mâce, Sunne, 18) “İnsan öldüğü vakit bütün amelleri ondan kesilir. Yalnız üç şeyden : sadaka-i cariyeden, faydalanılan ilimden ve kendisine duâ eden sâlih evlâddan kesilmez.” (Müslim, Vasiyye, 14) "Ancak şu iki kişi gıbta edilir: Allah tarafından kendisine mal verilip de hakk yolunda harcayan kimseye; Allah tarafından kendisine ilim-hikmet verilip de onunla hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimseye". (Buhari, İlim, 15) “Bir ilim öğreten kimseye, öğrettiği ilimle amel edenlerin kazandıkları sevaptan bir şey eksilmeden bir misli verilir.” (İbn Mâce, Sunne, 20) “Hikmet, mü’minin yitik malıdır onu nerede bulursa almaya daha hak sahibidir.” (Tirmizi, İlim, 19) "İlim tahsil etmek için yola çıkana, Allah cennetin yolunu kolaylaştırır." (Ebu Davud, İlm, 1) Müminler birbirlerini sevmede, merhamet etmede ve birbirlerine şefkat göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı (bir mümin) acı çektiği zaman, diğer organları da uykusuz kalıp acı çekerler.” (M6586 Müslim, Birr ve Sıla, 66) “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.” (B7376; Buhari,Tevhid, 2). "Küçüğümüze acımayan ve büyüğümüzün hakkını tanımayan bizden değildir." (Ebu Davud, Edeb, 58) “Benim rızam için birbirini sevenler nerede! Sığınacak hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün, ben onları arşımın gölgesinde ferahlatacağım.” (M6548, Müslim, Birr ve Sıla, 37) “İmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (tam) imân etmiş olmazsınız. Size yaptığınız zaman birbirinize olan sevginizi artıracak bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayın.(Müslim, İman, 93) “Bir genç bir ihtiyara yaşlı olmasından dolayı ikramda bulunursa; Allah, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi kendisine hazırlar.” (T2022 Tirmizî, Birr ve Sıla, 75) “Hediyeleşiniz. Çünkü hediye gönülden kini söküp atar.” (T2130, Tirmizi,Vela ve Hibe, 6) “Tokalaşınız ki içinizdeki kin gitsin; hediyeleşiniz ki birbirinize sevginiz artsın ve aranızdaki düşmanlık gitsin” (MU1651, Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 4) “Size hediye veren kimseye siz de benzer bir hediyeyle karşılık veriniz. Karşılığında verecek bir şey bulamazsanız, ona dua ediniz”. (HM5703, İbn Hanbel, II, 96) “Kim bir müslümanı dünya sıkıntılarının birinden kurtarırsa, Allah da onu kıyamet gününde bir sıkıntıdan kurtarır. Kim darda kalan bir kimseye kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve âhirette kolaylık ihsan eder. Kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da dünya ve âhirette, onun ayıbını örter. Kul, kardeşinin yardımında oldukça Allah da o kulun yardımındadır.” (D4946, Ebu Davud, Edeb, 60) "Hiç kimse kendi el emeğinin kazancından daha helâl/hayırlı bir yiyecek asla yememiştir.” ( B2072, Buhârî, Büyû', 15; İM2138, İbn Mâce, Ticaret, 1) “Ey Allahım! Ümmetimden sabah erkenden işine koyulanların işlerini bereketli ve hayırlı kıl” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 153, 155 ) “Kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf Allah rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler. Ve derler ki: ‘Biz sadece Allah rızası için ikram ediyoruz, yoksa sizden karşılık istemediğimiz gibi bir teşekkür bile beklemiyoruz’. Biz yüzleri ekşiten o günde Rabbimizin gazabından korkarız” (76. İnsan, 8–10) “Evinde iki kişilik yemeği olan, üçüncü kişiyi; dört kişilik yemeği olan ise beşinci veya altıncıyı alıp yemeğe götürsün” (B602, Buhari, Mevakîtü’s-Salat, 41) “Hizmetçileriniz, sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin himayenize vermiştir. Kimin eli altında böyle bir kardeşi bulunursa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Ayrıca onlara ağır gelecek işleri yüklemeyin! Şayet yüklerseniz bari o konuda kendilerine yardım edin!" (B30, Buhari, İman, 22) “Müslümanların işleriyle ilgilenmeyen kimse onlardan değildir” (MS907, Mu'cemu's-Sağir, II, 131) “İyilik ve takva hususunda yardımlaşın!” (Mâide, 5/2) “Onlarla (hanımlarınızla) iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmazsanız, biliniz ki; hoşlanmadığınız birşeyi Allah hakkınızda çok hayırlı kılmış olabilir.” (Nisâ 4/19). “- Tavrımızı diğer insanlara göre ayarlarız: Herkes iyilik ettiği sürece, biz de iyilik yaparız. Ama başkaları eziyet edince, biz de buna eziyetle karşılık veririz- diyenler gibi olmayın!” (T2007 Tirmizî, Birr ve Sıla, 63) “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel yolla sav! İşte o zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost haline gelir.” (Fussilet 41/34) “Ey insanlar! Selâmlaşmayı yayın, yemek yedirin, insanlar uykuda iken kalkıp namaz kılın ve esenlik içinde cennete girin!” (T2485, Timizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 42) Sana verilen dünyalığa kanaatkâr ol, o zaman insanların Allah’a en çok şükredeni olursun. Kendi nefsin için sevdiğin iyi şeyi, insanlar için de sev; o zaman olgun mü’min olursun.(İM4217, İbn Mâce, Zühd, 24) Mü’min, kendisiyle dostluk kurulabilen insandır. Kimseyle dostluk kurmayan ve kendisiyle de dostluk kurulamayan insanda hayır yoktur.(HM9187, İbn Hanbel, II, 400) Hz. Aişe şöyle anlatır: “Yanımda Ensâr'dan iki küçük kız Buâs günü Ensâr’ın kendilerini övme ve düşmanlarını yerme amacıyla sarf ettikleri sözlerden oluşan şarkılar terennüm ediyorlardı. Bu iki küçük kız şarkıcı da değillerdi. Tam bu esnada Ebû Bekir içeri girdi. Ebû Bekir ‘Peygamber’in evinde şeytan işi çalgılar ha! dedi. Bu olay bayram günü yaşanmıştı. Orada bulunan Rasûlullah bunun üzerine, ‘Ebû Bekir! Her toplumun bir bayramı vardır; bu da bizim bayramımızdır’ buyurdular. ( B952, Buhari, Iydeyn, 3; M2061, Müslim, Salâtul Îdeyn, 16) “Şüphesiz Allah o (cahiliyyedeki bayram) günlerini, onlardan daha hayırlı olan Kurban ve Ramazan bayramlarıyla değiştirdi.” (D1134 Ebu Dâvûd, Salât, 239) “Arefe ve Kurban bayramı günleri biz Müslümanların bayram günleridir, o günler yeme içme günüdür.” (Nesai, Menâsikü'l-Hac, 195) Bilsinler ki dinimizde hoşgörü vardır.

M.E.Bakanlığı tarafından 11.03.2012 tarihinde yapılan yeterlik yazılı sınavında 70 ve üzeri puan alan adayların sözlü ve uygulamalı sınav yer ve tarihleri belli oldu.

2012 YILI YETERLİK SÖZLÜ VE UYGULAMALI SINAV YERİ VE TARİHİ BELLİ OLDU
“KUR’AN VE SÜNNET IŞIĞINDA KARDEŞLİK AHLAKI VE KARDEŞLİK HUKUKU” KONULU KONFERANS
SÖZLEŞMELİ K.K.Ö VE İMAM HATİP SÖZLÜ SINAV YERİ VE TARİHİ BELLİ OLDU
İL MÜFTÜLÜĞÜMÜZDEN SEMPOZYUM VE ÖĞRENCİLERE AKŞAM YEMEĞİ
MEHMET GÜNEŞ ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİNDE KONFERANS
İL MÜFTÜLÜĞÜMÜZDEN “KARDEŞİMSİN SEN”
KUR’AN KURSLAR ARASINDA BİLGİ YARIŞMASI
BALIKLIGÖL ANFİ TİYATROSUNDA KUR’AN ZİYAFETİ
KUTLU DOĞUM AÇILIŞ PROGRAMI GAP ARENA STADYUMU’NDA KUTLANDI
DİYANET İŞLERİ BAŞKAN YARDIMCISI DR. EKREM KELEŞ DİN GÖREVLİLERİMİZE HİTAP ETTİ



 KUTLU DOĞUM HAFTASINDA GÜL GÜNÜ VE KİTAP DAĞITIMI

Kutlu doğum haftası münasebetiyle 14 Nisan 2012 Cumartesi günü Belediye önünde “Gül Günü” adı altında gül ve kitap dağıtımı yapıldı.

Tarih: 17.04.2012 | Okunma: 104 | Devamı »
 120 BİN KİŞİYE TİRİT ZİYAFETİ
Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle her yıl geleneksel olarak Şanlıurfa İl Müftülüğü ve Gönüllü Kuruluşlar Aşevi tarafından organize edilen yöresel et yemeği olan tirit yemeği, bu sene 120 bin kişilik hazırlanarak sabah ezanıyla birlikte halka dağıtılmaya başlandı.
Tarih: 17.04.2012 | Okunma: 121 | Devamı »
 HİLVAN İLÇESİNDE KUTLU DOĞUM AŞI
Hilvan Belediyesi Çay Bahçesi’nde saat 14.30’da düzenlenen Kutlu Doğum Haftası açılış programında Kutlu Doğum Aşı verildi.
Tarih: 16.04.2012 | Okunma: 107 | Devamı »
 YETERLİLİK YAZILI SINAVI BELLİ OLDU
 

11.03.2012 tarihli Diyanet İşleri Başkanlığı Yeterlilik Sınavı Sınav Sonuçu Belli oldu.

Tarih: 12.04.2012 | Okunma: 164 | Devamı »
 KURTULUŞ YIL DÖNÜMÜNDE MEVLİD OKUTULDU

Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yıldönümünde Mevlid-i Halil (Dergah) Camii’inde şehitlerimiz için İl Müftülüğümüz tarafından mevlid okundu.

Tarih: 11.04.2012 | Okunma: 103 | Devamı »
 İL MÜFTÜMÜZDEN EĞİTİM MERKEZİNDEKİ KURSİYERLERE KONFERANS

Şanlıurfa İl Müftümüz Ramazan Tahiroğlu Halilurrahman Eğitim Merkezinde hazırlayıcı eğitim ve tashih-i huruf kursu gören din görevlilerine “İmamların Özellikleri” konulu konferans verdi. Konferansa Halilurrahman Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Acar, eğitim merkezi öğretmenleri ve kursiyerler katıldı.

Tarih: 11.04.2012 | Okunma: 125 | Devamı »
 2012 YILI “KUTLU DOĞUM HAFTASI” BASIN BÜLTENİ

2012 yılı Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle İlimiz Müftülüğünce düzenlenecek etkinlikler konusunda basını bilgilendirmek amacıyla 09 Nisan 2012 Pazartesi günü saat 12:00’te ilimizde bulunan yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Tarih: 09.04.2012 | Okunma: 260 | Devamı »
 KADROLU-2012-I İ.HATİP VE M.KAYYIM AÇIKTAN ATAMA DUYURUSU

Diyanet İşleri Başkanlığından;

633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca ve Diyanet İşleri Başkanlığı Vaizlik, Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık Kadrolarına Atama ...

Tarih: 09.04.2012 | Okunma: 176 | Devamı »
 İL MÜFTÜMÜZ VİRANŞEHİR İLÇESİNDE YAPIMI DEVAM EDEN CAMİLERDE İNCELEMELERDE BULUNUDU

Şanlıurfa İl Müftümüz Ramazan Tahiroğlu Viranşehir ilçe müftülüğüne bağlı Şırnak mahallesinde yaptırılmakta olan Merkez Yeni (Haznevi) Cami ve Abdulkadir Geylani cami İnşaatında incelemelerde bulunmak üzere Viranşehir ilçesine gitti.

Tarih: 05.04.2012 | Okunma: 137 | Devamı »
 HZ. İBRAHİM HALİLULLAH VAKFINA ZİYARET

Şanlıurfa da faaliyet gösteren Hz. İbrahim Halilullah Vakfına bağlı medrese usulü Eğitim ve öğretimini sürdüren kurs’ta her ay güncel dini konular ve sorular müzakere edilerek cevaplar hazırlanmaktadır.

Tarih: 29.03.2012 | Okunma: 241 | Devamı »





Şanlıurfa İçin Namaz Vakitleri
İmsak 03:28
Güneş 05:07
Öğle 12:28
İkindi 16:16
Akşam 19:37
Yatsı 21:08














Son 5 dakika içinde 2 ziyaretçi aktif oldu.
Sayfamız 09.09.2008 tarihinden itibaren 713873 kez görüntülendi.

tasarım & programlama: eminweb